|
AĞVA Bir yaninda Yeşilçay, diğer yaninda Göksu dereleri, yeşilin birçok tonunu içinde barindiran ormanlari ve Karadeniz’e bakan üç kilometrelik kumsaliyla dikkat çeken Ağva, her ne kadar Istanbul’la iç içe olsa da doğalliğindan hálá bir şey kaybetmedi. Ağva’da bisiklet kiralayabilir, farkli bitki türlerini, Karadeniz’e akan çaylari seyrederek koylara ulaşabilirsiniz. Ayrica tekne turlariyla Kilim Koyu ve Gelin Kayasi mutlaka gezilmesi gereken yerler. ![]() ALAÇATI Alaçatı yazın en popüler mekanlarından biri. Eylülde okulların açılmasından sonra bu güzel Ege kasabası, sakin bir beldeye dönüşüyor. Arnavut kaldırımlı sokaklar, cumbalı taş binalar, yel değirmenleri ve rüzgar güllerinin tadını çıkarmak için eylülden iyi zaman bulunamaz. Tarihi dokusu talana uğramamış bu kasabada Ege yemeklerinin tadını da çıkarabilirsiniz. ![]() AMASRA Karadeniz’e doğru uzanmış yarımada ve adalarıyla Amasra insana eylülde gel dedirtiyor. Günbatımında sahilde yürümek, akşam balık ve salatadan oluşan bir sofraya oturmak için senenin en güzel zamanı. Bir ev pansiyonunda kalınabilir. Bu pansiyonlarda televizyon dahil tüm ev araç ve gereçleri mevcut. İsterseniz mutfağı kullanıp yemeğinizi kendiniz de pişirebilirsiniz. Bir de balık ziyafeti çekmelisiniz. Çok balık restoranı var Amasra’da. Yat ve yelken turizmi için de elverişli olan Amasra’da çeşitli doğa yürüyüşü parkurlarını takip ederek harika manzaralar görebilirsiniz. ![]() BOZCAADA Bozcaada’yı eylülde özel kılan Eylül’deki bağbozumu şenlikleri. Festivalde herkes traktörlere binip işçilerle beraber bağlara giderek üzüm toplamanın inceliklerini öğreniyor. Ada şarapçılarının stantlarında şaraplar tadılıyor. Kalede konserler veriliyor. Ayrıca iki yarışma düzenleniyor. Birinde adanın üzüm güzeli diğerinde en iyi çavuş üzümü seçiliyor. Şenliklerden sonra sahilde bir balıkçı lokantasında balık mönülü, Ege otlu güzel bir akşam yemeği yemek, kıyıdaki barların minderlerine yayılarak ay ışığını seyretmek veya hareketli müzik eşliğinde dans etmek gibi seçenekler de var. Kısacası ada, bir jüri üyemizin söylediği gibi eylülde gerçek bir Egeli ada olur çıkar. ![]() GÖKOVA Muğla ili sınırları içinde yer alan Gökova’yı hep yazın görmeye alıştıysanız, bir de sonbaharda görmenizde fayda var. Hem deniz, hem de ağaçlar renk değiştiriyor, ancak diğer yerlere nazaran sonbahar buraya biraz daha geç geliyor. ![]() KAPADOKYA Eylül ayının insanı çektiği yerlerin başını Kapadokya çekiyor çünkü sonbahara özgü renkler, peri bacaları ile birleşerek harika manzaralar oluşturuyor. Sabah serinliğinde balonla tur atarak başka hiçbir yerde göremeyeceğiniz bu coğrafyayı kuş bakışı seyretmek, hayattan alınabilecek nadir zevklerden biri. Sadece bu da değil. Kızıl Çukur’da yürüyüş yapmak, güneşin batışını seyretmek, eski bir Rum mahallesi olan Sinasos ya da şimdiki adıyla Mustafapaşa’da bir yemek yiyip, aralarında Asmalı Konak dizisinin çekildiği Old Greek House’un da bulunduğu tarihi taş evleri görmek de bu gezinin güzel anlarından biri olabilir. ![]() KARAGÖL Kaçkarlar’da manzara sarıya dönmeye başladı bile. Doğu Karadeniz silsilesinde bulunan, Türkiye’nin en yüksek dördüncü dağı olan Kaçkarlar, Karadeniz kıyılarından itibaren yükselmeye başlıyor. Görkemli zirveler, şelaleler, berrak göller ve zengin bitki örtüsü ile her tür sonbahar manzarasını burada yakalayabilirsiniz. Sislerin ardında kalan dağlarla karşılaşacaksınız. Kaçkarlar’a, Artvin-Yusufeli ve Rize-Çamlıhemşin’den ulaşabilirsiniz. ![]() KAZ DAĞLARI Tanrıların Dağı olarak bilinen, Çanakkale ve Balıkesir sınırları içinde yer alan Kaz Dağları’nın en alçak yeri Edremit Körfezi’nin kuzey kıyıları, en yüksek yeri de 1774 metrelik Karataş Tepesi. Yani bölgeye gittiğinizde hem deniz, hem de orman manzarası bulacaksınız. Ege’de kışın yaprak döken ağaçların bol olması, sonbaharı rengarenk sevenler için bir avantaj. Tertemiz akan şelalelerin ardında kalan, sarı ve turuncu yapraklarla donanmış ağaçlarla karşılaşmak hoşunuza gidecek. Küçükkuyu, Akçay, Altınoluk ve Güre gibi denize kıyısı olan bölgelerde konaklamanız mümkün. ![]() |

Yağmurlu günleri beraberinde getiren, yaprakları sarartan, kışın habercisi sonbahar; insanı hüzünlendirdiği kadar, kendine has güzellikler de sunuyor. Ağaçların yeşilden sarıya, sarıdan turuncuya ve hatta kimi zaman kırmızıya büründüğü, göğün çelik grisi renginin göllerin üzerine düştüğü günler muhteşem manzaralar vaat ediyor.İşte sonbaharın en güzel manzaraları...







